
|
"Büyük olmak için hiç kimseye iltifat
etmeyeceksin; Mustafa Kemal ATATÜRK
|

TÜRKİYE’DE MUHASEBE MESLEĞİ VE GELECEĞİ ÜZERİNE BAZI DÜŞÜNCELER
Ülkemizde her yıl Mart ayının ilk haftası Muhasebe haftası olarak kutlanmaktadır. Hafta boyunca muhasebenin ve muhasebecilik mesleğinin önemi, sorunları ve geleceği ile ilgili etkinlikler de bulunulur. Bu haftaki konumuzu da muhasebe kavramının önemini bildiğimizden Muhasebe Haftası oluşturacak.Muhasebe Haftası nedeniyle muhasebenin ekonomideki önemi ve muhasebe meslek mensuplarının çalışma alanları ve muhasebecilik mesleğine yönelik bazı düşüncelerimizi ele alacağız.
MUHASEBENİN TANIMI VE ÖNEMİ
Çağdaş toplumlarda muhasebenin işlevi ; M.Moonitz ‘in The Basic Postulates of Accounting (1961) adlı eserinde özlü bir biçimde şöyle ifade edilmektedir: “Ekonomik etkinlikler çevresiyle etkileşim durumunda bulunan insan tarafından üstlenilmiştir.İnsanın bu etkileşimi mal ve hizmet üretmek için örgütlenmiş birimler olarak kurulan işletmeler aracılığı ile oluşur.Bu süreçte var olan kaynaklar bazı yollarla elde bulunan seçenekler arasında dağıtılmalıdır.Bu dağıtımı doğru olarak yapmak için eldeki seçeneklerin sonuçlarına ilişkin öngörüler esastır.Geçmişim sonuçları ve geleceğe ilişkin hesaplar,öngörüleri oluşturmak için kullanılır.Bu sonuçlar, hesaplar ve öngörüler ;karşılaştırmaları ve değerlendirmeleri kolaylaştırabilmek için kısmen nicel terimlerle ifade edilirler.Muhasebe geniş şekilde kullanılan nicel ifade biçimlerinden birisidir.” Bu akademik anlamı fazla olan tanımı, biraz sadeleştirerek muhasebenin tanımını şöyle yapabiliriz:
Muhasebe; kıt kaynakların optimum dağılımına ve örgütün amaçlarına ulaşmasına yardımcı olacak şekilde , kullanıcıların bilinçli ve sistemli yargılarda bulunmasına ve kararlar vermesine olanak sağlamak üzere belirli bir ekonomik birim hakkında niceliksel bilgiler üreten ve ileten bir bilgi sistemidir.
Ülkemizde daha çok defter tutma ve mükelleflerin vergisel işlemlerini takip etme işlevi olarak algılanan muhasebe yukarıda yapılan tanımlara göre çok farklı anlamlar taşımaktadır. Bu günkü anlamıyla muhasebe; Finansal muhasebe, maliyet muhasebesi, yönetim muhasebesi, vergi muhasebesi, çevre muhasebesi, iç denetim, bağımsız dış denetim, kurumsal kaynak planlaması, bilgi sistemi dizaynı, sosyal muhasebe, devlet muhasebesi, kamu sektörü muhasebesi gibi konuları kapsayan geniş bir alanı ifade etmektedir.
Ekonomik birimlerin hem iç hem de dış çevre koşullarındaki hızlı değişim ve gelişmeler muhasebenin çağdaş anlamını kazanmasında etkili olmuştur. Yönetim kuramındaki değişim, bilgi teknolojilerindeki değişim, para ve sermaye piyasalarındaki gelişmeler,uluslar arası ilişkilerdeki gelişim ve bunlara bağlı olarak şiddetlenen rekabet ortamı ve fiyat baskısı işletmelerde muhasebe işlevinin önemini daha da artırmıştır.
MUHASEBECİLİK MESLEĞİNİN GÖRÜNÜMÜ
Muhasebe mesleği; bir ülkenin ekonomik bütünlüğünü oluşturan kurum, işletme, vakıf, kooperatif, şirket, vb. ekonomik birimlerin muhasebe ve denetleme işlerini yasalara, standartlara, ilkelere ve yöntemlere uygun tarafsız, nesnel, sır tutar ve güvenilir bir tutumla belirli bir yerde ve kendi sorumluluklarında veya ekonomik birimlerin yönetimi adına yapan kişilerin sürekli olarak edindikleri uğraş alanıdır.
Muhasebe mesleği günümüz ekonomi koşulları içinde geniş bir uygulama alanı bulmaktadır. Ekonomik birimlerin muhasebe sistemlerinin kurulmasından başlayarak, kayıtların tutulması, raporların hazırlanması, hazırlanan raporların ilgililere sunulması, analiz ve yorumunun yapılması ve mali tablolarım denetlenmesine kadar uzanan geniş bir alanda meslek icra edilmektedir.
Meslek mensupları , öğrenim , staj,sınav,kıdem ve yeteneklerine göre belirli ünvanlarla işgören kişilerdir.Görmüş oldukları işlevler bazında meslek mensupları bağımlı ve bağımsız çalışanlar olmak üzere ikiye ayrılabilir.Bağımsız çalışan meslek mensupları ekonomik birimlerden ayrı,kendi işyerlerinde ve sorumluluklarında mesleği icra etmekte ve genelde müşavirlik ve denetim işlevi görmektedirler.Ülkemizde muhasebe mesleğini düzenleyen 3568 sayılı Meslek Yasasında tanımlanan meslek türleri bağımsız çalışan muhasebecilere örnek verilebilir.
Büyük ölçekli bir işletmede muhasebenin örgütlendirilmesi, yürütülmesi, kontrolü, doğru ve güvenilir iç ve dış kullanıcı yönelimli bilgilerin üretilmesi işletme yönetiminin sorumluluğudur. Yönetim bu sorumluluğunu işletme örgüt yapısı içinde muhasebe örgütü kurup , muhasebe alanında yeterli bilgi birikimi ve beceri düzeyi olan kişileri istihdam ederek yerine getirir. İşletme içinde yer alan ve muhasebe işlevinde yönetim adına muhasebe işlerini gören meslek mensupları bağımlı muhasebeci olarak tanımlanabilir.
Bağımlı muhasebecilerden bir grup, işletme içine dönük planlama ve kontrol sistemleri, maliyet muhasebesi, yönetim muhasebesi, muhasebe bilgi sistemi tasarımı ve sistem güncelleme, işlemlerin bilgisayar ortamımda kaydedilmesi ve raporlanması gibi işlerle ilgilenirler. Diğer bir grup işletmenin dışında yer alan ilgililere bilgi üretmeye dönük olarak Finansal muhasebe işlevinde çalışırlar. Bağımlı muhasebecilerden bir kısmı müdür, müdür yardımcısı , şef ve benzeri ünvanlarla muhasebe sistemlerinin yöneticisi durumundadırlar.Bir kısmı ise alt düzeyde tenkil işlerle ilgilidirler.Ancak sistemde yer alan tüm çalışanlar, işletmenin yöneticileri ve dışarıdaki işletme ilgililerine, alacakları kararların ve rasyonel karar vermelerinin temelini oluşturan niceliksel bilgilerin yaratıcılarıdır.
Bağımsız muhasebecilerden olan Yeminli Mali Müşavirler, bağımlı çalışan muhasebeciler tarafından yaratılan niceliksel bilgilerin muhasebe kavram, ilke ve standartları ile mevzuata uygunluğunu denetleme işlevi görür. Dolayısıyla bağımsız muhasebecilik ve bağımlı muhasebecilik işlevlerindeki farklılık , meslek elemanlarının bilgi birikimi ve beceri alanlarını da farklılaştırmaktadır. Kuşkusuz genel anlamda muhasebecilik mesleğinin bilgi birikimi ve beceri alanları benzerlik göstermektedir. Ancak günümüz gelişmeleri göz önüne alındığında farklılaşma uzmanlık gerektirmektedir.
Ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde muhasebe mesleğinin farklı ünvanlarla icra edildiği görülmektedir. Örneğin ABD ‘de Muhasebe mesleğini yürütenler Sertifikalı Kamu muhasebecisi(Certified Public Accountant), Sertifikalı Yönetim Muhasebecisi(Certified Management Accountant),Sertifikalı İç Denetçi (Certified İnternal Auditors),Kamu Muhasebecisi(Public Accountant) gibi ünvanlarla işlev görmektedir.Meslek mensuplarının Farklı ünvanlarla işlev görmelerine karşın,ünvanların elde edilmesindeki yöntemler ana hatlarıyla benzer özellikler taşımaktadır.
Muhasebe ve muhasebecilik mesleğine ilişkin bu açıklamalarımızdan sonra Mesleğin Türkiye’deki görünümüne ve gelecek yönelimlerine ilişkin tespitlerimizi yapabiliriz.
Muhasebecilik mesleği üç farklı ünvanla 1989 Haziran ayında 3568 Sayılı yasa ile kabul edilmiştir.Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir ünvanlarıyla düzenlenen meslekte günümüze değin önemli gelişmeler kaydedilmiştir.Meslek Kuruluşu TÜRMOB bu gelişmelerin ana dinamiğini oluşturmuştur.Ancak günümüz ekonomik gelişmelerini dikkate aldığımızda muhasebecilik mesleğinin genel ekonomik sorunlardan kaynaklanan ve kendi yapısal özelliklerinden kaynaklanan sorunları olduğu bilinmektedir.Ülkemizde düzenlenen meslekler bağımsız muhasebecilik işlevlerine ilişkindir.
Muhasebe mesleğinin ekonomideki işlevi göz önüne alındığında Ülkemizde Bağımlı Muhasebecilik yani Yönetim Muhasebeciliği alanında çalışmaların yapılması gerekmektedir.Muhasebe bilgilerinin denetlenmesi kadar onların doğru ve güvenilir üretilmesinin güvencesini oluşturacak ve işletmelerin daha rasyonel yönetilmeleri için gerekli olan alt yapılar bu meslek sayesinde oluşturulacaktır.Elbette şu anda işletmelerde binlerce kişi muhasebe işlevinde görev almaktadır.Ancak işletmelerin muhasebe işlevi daha çok finansal muhasebe ve vergi sorunlarını çözme üzerine odaklanmıştır.Bilgi üretimi yönetsel olmaktan ziyade kamusal ve Yasal zorunluluklardan yapılmaktadır.Günümüzde işletmelerin ölçekleri de dikkate alındığında kaç işletmede yönetsel amaçlı maliyet muhasebesi, bütçeleme , kar planlaması ve kontrölü , gibi muhasebe uygulamasını görebiliriz?Bu güne kadar yapmış olduğumuz çalışmalara göre örneğin Kütahya için birkaç işletme yanıtını verebiliriz. Fiyat, maliyet,rekabet,müşteri memnuniyeti,kalite gibi kavramlar bizim işletmelerimizin literatürlerine son 10 yılda girmeye başlamış ve bir çoğunun da henüz gündeminde yoktur.Örneğin turizm sektöründe bir otel odasını yarım pansiyon 50-100 $ ‘a kadar satabilen sektör son yıllarda aynı odayı tam pansiyon günlük 20 $’a satmak ve bundan kar etme zorunluluğu ile karşı karşıya kalmıştır.İyi bir maliyet ve yönetim muhasebesi olmayan bir otel işletmesinin bu işten karlı çıkması mümkün değildir. Ya da ürettiği bir çocuk pantolonunu tüketiciye 50 lira ya satabilen bir hazır giyim işletmesinin artık böyle bir lüksü kalmamıştır.Fiyat rekabeti bu ürünün fiyatını 1-10 lira arasına indirmiştir. İyi bir maliyet ve yönetim muhasebesi olmayan bir hazır giyim işletmesinin bu işten karlı çıkması mümkün değildir. Örnekleri çoğaltmak mümkündür.
Ülkemizde 2005 yılından bu yana uygulamaya geçilen kamu mali ve idari reformu geldiğimiz noktada kamu sektörü muhasebesi kavramını gündeme getirmiştir.Bu alanda yapılan çalışmalar literatürde devlet sektörü olarak adlandırdığımız sektöre kamu sektörü anlamı yüklemeye başlamıştır.Bu sektörün muhasebesi ile yapılan çalışmalar şu anda Uluslar arası standartlara göre şekillendirilmeye çalışılmaktadır.Bu sevindiricidir ancak tasarlanan muhasebe sistemini muhasebenin ekonomik ve toplumsal işlevini yerine getirecek şekilde uygulayacak nitelikte insana ve insanları atama sistemine sahip değiliz.Başka bir ifade ile tasarlanan kamu sektörü muhasebe sistemini devlet memurluğu mantığı ve atama muhasebeci sistemiyle uygulamaya geçirmek mümkün değildir.Örneğin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin muhasebesini, İstanbul Üniversitesinin muhasebesini veya Milli Eğitim Bakanlığının muhasebesini(Örnekler sadece birimlerin ekonomik büyüklüğünü vurgulamak için verilmiştir) mevcut yapıdaki muhasebe memurlarıyla ve devlet muhasebesi zihniyetiyle ve de politik kadrolaşma olgusuyla kurmak ve işletmek mümkün değildir.İyi niyetle başlanan reform çabalarının bu nedenle başarılı olamama riski yüksektir.
Ulusal düzeyde başarılı olduğunu düşündüğümüz bağımsız muhasebecilik alanına
yönelik mesleklerden Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin uluslararası tanınırlığı konusu çok önemlidir.Bilindiği gibi Türk yeminli mali müşavirlerin Türkiye’den aldıkları ruhsatlar ile yaptıkları bağımsız denetimler uluslararası kabul görmemektedir.Meslek Yasasında karşılıklılık ilkesi olmasına rağmen sorun bugüne kadar çözülme yerine kapitilasyon mantığı ile çözülmüştür.Yani uluslar arası tanınırlığın sağlanması yerine bir çok meslek mensubunun yabancı denetim firmalarının lisansı ile çalışma zorunluluğu ile karşı karşıya bırakmıştır.Böylece Ülkemizdeki denetim pazarından pastanın büyük payına çoğu alanda olduğu gibi yabancılar sahip olmuştur.2010 yılına kadar mesleğin uluslararası tanınırlığının sağlanması gündemimizde öncelik almalıdır.
Türkiye genç ve yetenekli insan kaynakları bakımından Dünyanın en avantajlı ülkesidir .Aynı zamanda bu genç ve yetenekli insanları belirli eğitim süreçleri sonucunda mesleksiz, ortalıkta bırakıveren bir sisteme sahiptir.Ülkemizdeki üniversitelerimizin neredeyse tamamında bulunan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinin İşletme,İktisat,Maliye,Kamu Yönetimi, gibi bölümlerden 10.000 ‘lerce öğrenci,meslek yüksek okullarının Muhasebe, İşletme,vb .bölümlerinden 10.000’lerce öğrenci mezun olmakta ve 100.000’lercesi iş aramaktadır.Sertifikalı Yönetim Muhasebeciliği, kamu sektörü işletmelerine yönelik Sertifikalı Kamu Sektörü İşletme Muhasebeciliği ve Sertifikalı İç Denetçilik meslekleri oluşturularak yeni istihdam alanları sağlanabilir.Böylece Ülkemizde; muhasebe uygulamalarının gelişmesi ve ekonomik zenginleşme sağlaması bakımından önemli bir adım atılmış olur.Özellikle Sertifikalı Kamu İşletme Muhasebeciliği veya Sertifikalı Kamu Sektörü Yönetim Muhasebeciliği Dünyada ilk kez Türkler tarafından tesis edilen bir meslek olarak literatüre geçer.Meslek mensupları Kamu kurumlarının amaçlarına ulaşmasına verimli ve etkin çalışarak vatandaşa daha iyi hizmet verme konusunda gelişmeler sağlanır.Yapılmak istenen reformlar da amaçlandığı gibi gerçekleşir.
Modern kapitalizmin temel eserlerinden olan Ulusların Zenginliği (1776) kitabında Adam SMİTH , bir ülkenin zenginleşmesi ve halkının refah düzeyinin artması için 3 unsura vurgu yapmaktadır.
1-Ülke içinde ve ülke dışında barış.
2-Adil ve hızlı işleyen bir hukuk sistemi.
3-Adaletli bir vergi sistemi.
Şayet 1776 yılında ekonomi günümüzdeki kadar gelişmiş olsaydı bu 3 unsura 4. olarak “Bilinçli yargılarda bulunmaya yönelik bilgiler üreten muhasebe sistemi” eklenirdi
Web
Design By Şerafettin SEVİM and İlker AKANTER
All Rights Reserved