TÜRKİYE’NİN ULAŞIM POLİTİKALARI
Bu
haftanın en güncel ve de önemli olayı, 3 yeni otoyol projesidir.
Ankara-İzmir, İstanbul-Antalya ve Edirne-Çanakkale-İzmir Otoyol Projeleri
hem ülkemiz ulaşım politikaları hem de Kütahya açısından önemlidir. Kütahya
açısından önemi Ankara-İzmir ve İstanbul- Antalya otoyolları güzergahında
olmasındandır. Bu güzergah üzerinde olmak Kütahya’nın da önemli bir sorunu
olan ulaşım sorununun çözümüne katkı sağlayacaktır.
Otoyollar ülkemizin gelişmesi ve ulaşım sorunlarının çözülmesi bakımından
mutlaka yapılmalıdır. Karşı çıkmak ülkemizin gelişmesine ve halkımızın yaşam
standardının yükseltilmesine karşı çıkmak anlamı taşıyabilir. Fakat
ulaştırma ekonomisi bakımından bu projeleri değerlendirdiğimizde halkımızın
yaşam standardına daha fazla katkı sağlayabilecek başka seçeneklerin de
olabileceği göz ardı edilemez. Ulaştırma sorunlarının ekonomik çözümlerinin
yapılmasında ve ulaşım sorunlarını çözmede belirli bir mesafe almış ülke
deneyimleri ve diğer seçenekler (demiryolu,hızlı tren,denizyolu,nehir yolu
vb.) ekonomiye ve yaşam kalitesine sağlayacağı katkı bakımdan
değerlendirilmelidir.Ülkemizin ulaştırma politikalarının ve projelerinin bu
değerlendirmeler ışığında yapılması yarınlarımız bakımından son derece önem
taşımaktadır.
1996-2002 yılları arasında ülkemizin trafik sorunu ve buna bağlı olarak
ulaştırma ekonomisi alanında deneyim sağlayabilecek çalışmalarım oldu. Bu
çalışmaların bir ürünü olarak Kütahya Meslek Yüksekokulunda Karayolu
Taşımacılığı Hizmetleri Bölümün kurulmasında görev aldım. Konuya ilgimiz
hala sürmektedir.
Bu
hafta sizlerle Almanya’dan dostumuz R.Gündoğmuş ‘tan mail kutumuza gelen ve
benimde altına imzamı attığım bir raporu paylaşacağız.
TÜRKİYE’DE KARAYOLU – DEMİRYOLU - DENİZYOLU TAŞIMACILIĞINDA BUNLARI BİLİYOR
MUSUNUZ?
- Türkiye’de demiryolu
yerine karayolu taşımacılığının tercih edilmesinin ABD tarafından 1950
li yıllarda yapılan Marshall yardımının bir kriteri olduğunu,
- Türkiye’de %95 olan
karayolu taşımacılığı payının ABD’ de %35 olduğunu, Türkiye’nin ulaşım
ana planının olmadığını,
- Japon uzmanların
yaptığı çalışmaya göre 2050 yılında sadece Ankara-İstanbul arasında 60
milyon yolcu taşınacağını,
- Mevcut durumdaki
Ankara-İstanbul demiryolunun Abdulhamit zamanında 725 km olarak
yapıldığını,
- Abdulhamit zamanında
725 km. olarak yapılan demiryolunu , demiryolunu yapan şirket tarafından
demiryolunun geçtiği yerlerdeki maden imtiyazlarından yararlanabilmek
için bilinçli olarak uzatıldığını, Atatürk’ün bu yolun düzeltilmesini
1936 yılında istediğini, Ankara-İstanbul elektrikli tren projesinin 1959
yılında hazırlandığını,
- 1976 yılındaki hükümet
tarafından 411 km olarak ihale edilen Ankara-İstanbul hızlı tren
projesinin %40’ın tamamlandığını, daha sonraki hükümetler zamanında bu
hattın tamamlanması yerine engellendiğini,
- Ankara-İstanbul hızlı
tren hattını bitirmek yerine 8 Haziran 2003 tarihinde Abdülhamit
zamanından kalan 725km’lik demiryolunu modernize etmek amacıyla Alarko
ile ortak İspanyol firmasıyla anlaşma imzalandığını, bu anlaşma ile
Ankara-Eskişehir hattına 600 milyon dolarlık bir harcama ile hızlı tren
yapılacağını, ancak bu projenin hızlı tren ile bir ilişkisinin
olmadığını, aksine hızlı treni engellemek için bir aldatmaca olduğunu,
- Ankara-İstanbul
arasında Prof.Dr.İlyas Yılmazer’in 395 km olacak bir elektrikli
demiryolu projesi hazırladığını ve Mudurnu Çayı’ndan boru tipi türbinle
üretilecek elektrik ile günde 96 sefer yapılabileceğini,
- 1950 yılında %50 olan
demiryolu taşımacılığı payının 2003 yılında % 5’ e düştüğünü,
- Tokyo’da yüksek hızlı
trenlerin(200 km/saat)1964 yılından beri çalıştığını ve bugüne kadar hiç
kaza yapmadıklarını,
- İzmir-Denizli arasının
(300 km) 27 yıl önce otobüsle 5 saat trenle 6 saat olduğunu, bugün bu
yolun otobüs ile 3.5 saat, tren ile aynı olduğunu,(50 km/saat)
- ABD, Fransa ve Japonya
da saatte 400 km hız yapan trenlerin havayolu ile yarıştığını, bu
ülkelerde 600 km/s hız yapan trenlerin çalışmaya başladığını ve 800Km/s
hız yapabilecek trenlerin ise denendiğini,
- Taşımacılığının % 95
ini karayolu ile yapan Türkiye’nin trafik kazası sayısında 195 ülke
arasında 12. olduğunu ve Türkiye’de her yıl ortalama 10.000 kişinin
Karayollarında meydana gelen trafik kazalarında yaşamını yitirdiğini ve
100.000’ lerce vatandaşımızın sakatlandığını,
- Prof. Dr. Atıf Ural’
ın yaptığı bir çalışmaya göre, Türkiye’de %7’si tren ile yapılan
taşımacılığın, elektrikli trenle %30’ a çıkarılması durumunda yıllık 36
milyar dolar tasarruf edileceğini,
- Prof.Dr. İlyas
Yılmazer’in yaptığı bir çalışmaya göre Tarsus-adana- Gaziantep arasında
yapılan yolun keşif bedelinin 360 milyon dolar, keşif uzunluğunun 243
km, öngörülen bitiş tarihinin 1991 olduğunu ancak bu yolun 258 km olarak
2001 yılında 4.2 milyar dolara bitirildiğini, yüksek hızlı demiryolunun
km maliyetinin 1.4 milyar dolar, ömrünün 30 yıl, bölünmüş yolun km
maliyetinin 1.5 milyon dolar ve ömrünün 15 yıl olduğunu,
Ankara-İstanbul arasında Bolu Tüneli ve viyadüklerine (25 km) harcanan
para ile Ankara-İstanbul arasını 1.5 saate indirecek demiryolu
yapılabileceğini ve bu demiryolunun tüm enerji ihtiyacının Mudurnu
Çayı’ndan karşılanabileceğini, Bolu Tüneli’nin Kuzey Anadolu Fay hattı
üzerinde olduğunu,
- Otoyolların geçtiği
alanların 10 km sağ ve 10 km solunun kirlilik nedeniyle tarım alanı
olmaktan çıktığını, sadece İzmir Menemen Ovası’nın ortasından otoyol
geçirmek için hazırlanan projenin 4.000 dönüm araziyi yok edeceğini,
otoyol kenarındaki bağlardan ihraç edilen üzümlerin zararlı madde
bulunduruyor olmaları nedeniyle iade edildiğini,
- Türkiye’de tüm Avrupa
ülkelerindeki toplam sayıdan daha fazla otobüs ve kamyon olduğunu,
- Avrupa ülkelerinde
elektrikli trenle yük taşımacılığının, en düşük olduğu ülkede toplam
taşımacılık içindeki bu oranın %60, yolcu taşımacılığında ise toplam
yolcu taşımacılığındaki oranının en düşük %80 olduğu,
- 1 km karayoluna
yapılacak harcama ile 5 km demiryolu yapılacağını, karayolunda 10 birim
harcanarak taşınan yükün demiryolunda 1 birim harcanarak taşındığını,
Batum’dan Hopa’ ya bir TIR’ ın 3.000 dolar, 1 vagonun 2.500 dolar taşıma
ücreti aldığını, bir vagonun üç TIR’ın taşıdığı yükü taşıdığını,
- Gaziantep-Adana
arasında 4 milyar dolara mal olan otoyolun günde 25.000 araç trafiği
için ekonomik olduğunu ancak bu yolda günde ortalama 2.500 araç trafiği
olduğunu,
- Ankara-İstanbul
arasını üç saat, Ankara-Mersin arasını da üç saatte alacak olan
demiryolu yapılsa bunun maliyetinin 4 milyar dolar olacağını,
- Ülkemizde denizyolunun
yük taşımacılığındaki payının %0,3 (binde üç) olduğunu,
- 300 milyar dolar olan
dünya deniz taşımacılığından Yunanistan 60 milyar dolar pay alırken,
bizim ise sadece 2.5 milyar dolar dahi pay alamadığımızı,
Dünyada gelişmiş ve refah seviyesi yüksek ülkelerde sağlık, ulaşım, eğitim,
enerji gibi alanlarda bütün gayretin doğru politikalar ve buna bağlı doğru
projeler üretmek olduğunu görmekteyiz Başka bir ifade ile ulaşım, sağlık,
eğitim v.b. alanlarda yanlış politikalar ve buna bağlı yanlış projeler
üreten bir ülkenin kalkınamayacağını ve bu ülke insanlarının yaşam
standartlarının yükseltilemeyeceğini söyleyebiliriz. Ülkemizde politika ve
proje üretenler özellikle ulaşım politikaları ve projelerinin üretilmesinde
yukarıda bahsettiğimiz bilgileri dikkate alırlar.