"Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin;
hiç kimseyi aldatmayacaksın.
Ülke için gerçek amaç
ne ise onu görecek,
o hedefe yürüyeceksin.
Herkes senin aleyhinde bulunacaktır,
herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır.
Fakat sen buna karşı direneceksin.
Önüne sonsuz engeller de yığacaklardır.
Kendini büyük değil,
küçük, zayıf, araçsız,
hiç sayarak,
kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak
bu engelleri aşacaksın.
Bundan sonra da
sana büyük derlerse.
bunu söyleyenlere güleceksin."

Mustafa Kemal ATATÜRK

 

 

 

 

 


 


 

 

 

Köşe Yazısı;

 

 

 

 

 

 

Bu site MS Internet Explorer 5.0 ve üzeri sürümlere uygun tasarlanmıştır.

EKONOMİDEKİ     SON   GELİŞMELER   ÜZERİNE

Ne Olacak Bu Ekonominin Hali?

   Kaynağını ABD ekonomisi oluşturan Dünyadaki olumsuz ekonomik gelişmeler üzerine herkes bir şeyler yazıyor ve söylüyor.Biz de son bir haftadır olup biteni izledik ve sıkça sorulan bir soruya da(Ne olacak bu ekonominin hali?)cevap olsun diye bu haftaki gündemi ekonomideki gelişmelere ayırdık.Genelde tüm dünya da özelde Türkiye ekonomisine  de olumsuz yansımaları olan gelişmelerden üç alanda dersler çıkarabiliriz.

 

Krizlere alışmalıyız ve krizlerden fırsatlar yaratarak büyümeliyiz ve gelişmeliyiz

 

   Değişen ve gelişen bünyelerde bazı olumsuzlukların yaşanması doğaldır.Dünya ekonomisi ve buna bağlı olarak ülke ekonomileri birbirleriyle daha fazla etkileşim içindedir.Etkileme gücü olan ekonomilerde (Örneğin ABD)oluşan depremler tüm dünya ekonomisini olumlu veya olumsuz etkileme gücüne sahiptir.Bu kaçınılmaz doğal olaya kriz adını veriyoruz.Krizlerin bir özelliği de artık sürekli hale gelmesidir.Bu noktada yapılacak en akılcı yöntem kriz yönetimidir.Gerek hükümetler gerekse işletmeler düzeyinde kriz yönetimini kurumsallaştırmalıyız.Her krizin beraberinde, sorunlar getirmekle birlikte fırsatlar da getireceğini unutmamalıyız.Fırsatları iyi değerlendirenler krizlerden ucuz kurtulanlar olacaktır.

 

Krizler küçük,zayıf olana ve ekonomik davranmayana daha çok zarar vermektedir.

 

   Tüm krizler zayıf bünyeleri daha derinden etkilemektedir.Deprem örneğinde olduğu gibi çürük veya hasarlı yapılar daha çok etkilenmektedir.Son kriz de de  küçük işletmeler,küçük tasarruf sahipleri,emekçiler bedel ödediler.Sigaraya,gaza,benzine,ekmeğe zam kapıdadır.Kısa vadede küçüklerin bu etkiden kurtulabilmesi de mümkün değildir.Belki ekonomik ve rasyonel davranış biçimleri krizin olumsuz etkilerini azaltabilir.Küçüklerin krizden korunmasında Devlet yardımlarından başka çare şu an için gözükmüyor.

 

3.Kapitalimin açmazı olan “paylaşım sorunu” giderek belirginleşmekte ve ekonomik krizlerin merkez üssü durumuna gelmektedir.

   Kapitalizmin eskiden beri fay hattı olan ve ileride daha büyük depremler yaratma potansiyeli olan  paylaşım sorunu acil çözümler bekliyor. Kapitalizmin çözüm bulamadığı paylaşım sorunu bundan 50 yıl ve daha öncesi küçük krizlerle dünya ekonomisini etkilemeden atlatılabiliyordu. Ancak son 20 yıldır adına küreselleşme adını verdiğimiz olgu paylaşım sorunu nu da küresel boyutlara taşımıştır.Küreselleşme dünya üzerinde pek az kişiyi zengin ederken veya zaten zengin olanların servetlerini artırırken bir kısım orta halliler de fakirleştirerek yolsul sayısını artırmaktadır.Şu anda kapitalist ekonomik sistemin üretim ve tüketimle ilgili kriz yaratabilecek önemli bir sorunu yoktur.Depremin merkez üssü Paylaşım alanıdır. .Faizlerin indirilmesi,Yabancı para kurlarında ayarlamalar,Merkez bankalarının müdahelesi sorunlara pansuman olmaktadır.Nitekim ABD Hükümeti Paylaşım sorununun çözümüne yönelik bir plan hazırlamıştır. Bu plana göre Devlet 146 Milyar dolarlık bir genel sübvansiyon (devletçe yapılan para yardımı)yapacaktır. Bu yardım aşağıdaki alanları kapsamaktadır.

  1. Her kişisel vergi yükümlüsüne 500 dolar civarında fon geri verilecek. (Karı kocanın her ikisi de vergi yükümlüsü ise her ikisi de bundan yararlanacaktır)
  2. Her işsize sanki çalışıyormuş gibi ücret ödenecektir.
  3. Daha fakirlere bedava yemek yeme olanağı sağlayan kartlar verilecektir.

Söz konusu plan ABD’de paylaşım sorununa çözüm için bir çare olabilir.Ancak ABD bu yardımları para basarak yapacaktır.ABD’nin dolar basarak çözdüğü içsel sorunlar orta ve uzun dönemde küresel ekonomik krizlere dönüşmektedir.Bu yöntem ,kapitalizmin yeni fay hattı olan küresel paylaşım sorununa çözüm sağlamayacak aksine bize olumsuz yansımaları olacaktır.Yani fakirler ve orta direk için zamlar yoldadır.Zam yapma politikası paylaşım sorununu daha da derinleştirmektedir.

    Son ekonomik krizi ve bundan sonra gelebilecekleri ucuz atlatmanın yolu zam değil, paylaşım konusunda somut ekonomik çözümler ortaya koymaktır. Örneğin, emeklilerin maaşlarında artış sağlama,işsizlik sorununa çözüm bulma veya ABD’nin  yaptığı gibi işsizlere ücret ödeme, vergi oranlarında fakirler lehine düzenlemeler yapma gibi.Bu  ve buna benzer önlemler küresel krizlerin etkisini nispeten hafifletecektir.Hükümetin ekonomi kurmayları küresel krizlerin yarattığı paylaşım sorunlarının çözümü için strateji ve politikalar geliştirmek, hükümet de uygulama ya geçirmek için çok  fazla zamana sahip değildir.Önlem alınmadığı takdirde özellikle küçük,zayıf ve fakir olanları yakın zamanda yeni krizler beklemektedir.

 

 

 

Web Design By Şerafettin SEVİM and İlker AKANTER
All Rights Reserved